← Tüm masallara dön
Cesaret

Cesur Serçe ve Gök Gürültüsü

Minik serçe Cik, gök gürültüsünün korkutucu değil bulutların davulu olduğunu öğrenir.

Yazı boyutu

Yağmur Vadisi, sabahları tarçın kokan rüzgârların dolaştığı, akşamlarıysa yıldızların pencerelere konduğu özel bir yerdi. Cik burada yaşar, çevresindeki küçük ayrıntıları herkesten önce fark ederdi.

Bir gün her zamankinden farklı bir sessizlik oldu. Cik, yapılması gereken şeyin yuvasına dönen yolu bulmak olduğunu anladı. Çantasına biraz su, bir parça ekmek ve uğur getirdiğine inandığı küçük taşı koyup yola çıktı.

Yol kolay değildi. Önce kıvrımlı patikada yönünü şaşırdı, sonra önüne beklenmedik bir engel çıktı. Acele etmek yerine durup çevresini dinledi. Tam o sırada yardıma ihtiyacı olan yeni bir dostla karşılaştı; ona yardım edince karşılığında önemli bir ipucu aldı.

İpucunu izleyen Cik, sorunun tek başına çözülemeyeceğini gördü. Çevresindeki herkese ne yapabileceklerini sordu. Kimi küçük bir ışık taşıdı, kimi yolu gösterdi, kimi de cesaret veren bir şarkı söyledi. Farklı katkılar bir araya gelince zor görünen görev yavaşça kolaylaştı.

Sonunda yuvasına dönen yolu bulmak başarıyla tamamlandı. Yağmur Vadisi yeniden neşeyle doldu. Herkes birbirine teşekkür ederken Cik, korktuğu şeyi tanımanın içini rahatlattığını öğrendi. O günden sonra bu sırrı yalnız kendine saklamadı; karşılaştığı herkesle paylaştı.

Cesur Serçe ve Gök Gürültüsü masalı böylece mutlu bir sona ulaştı. Gökyüzünde küçük bir yıldız parladı ve bütün dostlar, ertesi gün yeni bir iyilik yapmak üzere evlerine döndü.

Masal burada sona erdi.

Başka bir masal seç