← Tüm masallara dön
Macera

Kırmızı Uçurtmanın Yolculuğu

Efe ile Zeynep, rüzgâra kapılan kırmızı uçurtmalarını gökkuşağı tepelerine kadar takip eder.

Yazı boyutu

Gökkuşağı Tepeleri, sabahları tarçın kokan rüzgârların dolaştığı, akşamlarıysa yıldızların pencerelere konduğu özel bir yerdi. Efe ve Zeynep burada yaşar, çevresindeki küçük ayrıntıları herkesten önce fark ederdi.

Bir gün her zamankinden farklı bir sessizlik oldu. Efe ve Zeynep, yapılması gereken şeyin uçurtmayı eve getirmek olduğunu anladı. Çantasına biraz su, bir parça ekmek ve uğur getirdiğine inandığı küçük taşı koyup yola çıktı.

Yol kolay değildi. Önce kıvrımlı patikada yönünü şaşırdı, sonra önüne beklenmedik bir engel çıktı. Acele etmek yerine durup çevresini dinledi. Tam o sırada yardıma ihtiyacı olan yeni bir dostla karşılaştı; ona yardım edince karşılığında önemli bir ipucu aldı.

İpucunu izleyen Efe ve Zeynep, sorunun tek başına çözülemeyeceğini gördü. Çevresindeki herkese ne yapabileceklerini sordu. Kimi küçük bir ışık taşıdı, kimi yolu gösterdi, kimi de cesaret veren bir şarkı söyledi. Farklı katkılar bir araya gelince zor görünen görev yavaşça kolaylaştı.

Sonunda uçurtmayı eve getirmek başarıyla tamamlandı. Gökkuşağı Tepeleri yeniden neşeyle doldu. Herkes birbirine teşekkür ederken Efe ve Zeynep, birlikte düşününce yolların kısaldığını öğrendi. O günden sonra bu sırrı yalnız kendine saklamadı; karşılaştığı herkesle paylaştı.

Kırmızı Uçurtmanın Yolculuğu masalı böylece mutlu bir sona ulaştı. Gökyüzünde küçük bir yıldız parladı ve bütün dostlar, ertesi gün yeni bir iyilik yapmak üzere evlerine döndü.

Masal burada sona erdi.

Başka bir masal seç