Uyumayan Saat Kulesi
Tilki Tiko, hiç susmayan saat kulesini onarırken kasabanın dinlenme zamanını yeniden bulur.
Saatler Kasabası, sabahları tarçın kokan rüzgârların dolaştığı, akşamlarıysa yıldızların pencerelere konduğu özel bir yerdi. Tiko burada yaşar, çevresindeki küçük ayrıntıları herkesten önce fark ederdi.
Bir gün her zamankinden farklı bir sessizlik oldu. Tiko, yapılması gereken şeyin kuleyi gece için susturmak olduğunu anladı. Çantasına biraz su, bir parça ekmek ve uğur getirdiğine inandığı küçük taşı koyup yola çıktı.
Yol kolay değildi. Önce kıvrımlı patikada yönünü şaşırdı, sonra önüne beklenmedik bir engel çıktı. Acele etmek yerine durup çevresini dinledi. Tam o sırada yardıma ihtiyacı olan yeni bir dostla karşılaştı; ona yardım edince karşılığında önemli bir ipucu aldı.
İpucunu izleyen Tiko, sorunun tek başına çözülemeyeceğini gördü. Çevresindeki herkese ne yapabileceklerini sordu. Kimi küçük bir ışık taşıdı, kimi yolu gösterdi, kimi de cesaret veren bir şarkı söyledi. Farklı katkılar bir araya gelince zor görünen görev yavaşça kolaylaştı.
Sonunda kuleyi gece için susturmak başarıyla tamamlandı. Saatler Kasabası yeniden neşeyle doldu. Herkes birbirine teşekkür ederken Tiko, dinlenmenin de önemli bir görev olduğunu öğrendi. O günden sonra bu sırrı yalnız kendine saklamadı; karşılaştığı herkesle paylaştı.
Uyumayan Saat Kulesi masalı böylece mutlu bir sona ulaştı. Gökyüzünde küçük bir yıldız parladı ve bütün dostlar, ertesi gün yeni bir iyilik yapmak üzere evlerine döndü.
Masal burada sona erdi.
Başka bir masal seç